srimage-header
srblogthumb

İlk Türk hemşire Safire Hüseyn olduğunu biliyormurdunuz ?

Safiye (Hüseyin) Elbi (d. 29 Haziran 1882, İstanbul- ö. 6 Temmuz 1964, İstanbul), Türk hemşire.


Türkiye'de modern hemşireliğin gelişmesine katkısı olmuş bir meslek kadınıdır. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı'nda gönüllü hemşirelik yaptı. Türkiye'de Cumhuriyetin ilanından sonra da pek çok hayır kurumunda ve dernekte görev aldı. Kadınların sosyal hayata katılması için çalışmalarda bulundu.[1] 1925'te İstanbul'da kurulan Kızılay Hemşire Okulu'nda idareci ve öğretmen olarak görev yaptı.

29 Haziran 1882'de İstanbul'da doğdu. Babası, makine mühendisliğinin Türkiye'deki öncülerinden olan Tersane-i Âmire başmühendisi Ferik Amet Besim Paşa, annesi bir İngiliz soylusu olan Hammond Wilward'ın kızı Josephine Wilward'dır (evlendikten sonra Müslüman olarak Firdevs adını almıştır).[1]


İngiliz ve Alman kız okullarında öğrenim gördü. Deniz yarbayı Hüseyin Bey ile evlendi; Fatma Nahide ve Tarık adında iki çocuk sahibi oldu.[1]


Balkan Savaşları sırasında Hilâl-i Ahmer Cemiyeti İstanbullu kadınları yaralı askerlere bakmak için göreve çağırdığında kız kardeşi Nesime Mukadder (Dölen) ile birlikte başvurdu. İki kardeş bir süre bağış olarak yatak-yorgan toplayarak hastanelerin kurulmasında görev aldılar. O dönemde Âsar-ı Atika Müzesi, geçici hastane haline getirilerek İngiliz Kızılhaçı'na tahsis edilmiş ve İngiltere'den gelen sağlık ekibi "Müze Hastanesi" olarak bilinen yapıda savaş yaralılarını tedavi etmişti. Safiye Hüseyin Hanım ve kardeşi, iyi İngilizce bildikleri için bir süre sonra Müze Hastanesi'ne gönderildi. Safiye Hüseyin Hanım, bu hastanede hemşirelik mesleğine başladı. Müze müdürü Halil Ethem Bey görevleri sırasında kendi lojmanını iki kızkardeşe tahsis etti.

Safiye Hüseyin Hanım, geçici hastanelerin kapatılmasının ardından anatomi kitapları okuyarak hemşirelik bilgisini geliştirmeye çalıştı. Kızılay Cemiyeti'nin 1913-1914 yıllarında üniversite konferans salonunda düzenlediği hasta bakımı kurslarına katıldı. İstanbullu hanımların gönüllü hemşireliklere yöneltilmelerinde, cemiyet başkanı Besim Ömer Paşa'ya yardım eti.[2]


I. Dünya Savaşı sırasında Hilâl-i Ahmer Galata ve Cağaloğlu Hastanelerinde gönüllü hastabakıcılık yaptı. Sık görülen tetanos ve gazlı kangren hastalıkları konusunda uzmanlaştı.[1] Ardından savaşı sırasında Hilâl-i Ahmer Hastanesi yapılan Bezmi Âlem Sultanisi'nde görevlendirildi. Daha sonra ağır yaralıları Çanakkale'den vapurla İstanbul'a taşıyan Reşit Paşa Hastane Gemisi'nde çalışmaya başladı.[3] Gemide Alman ve Avusturyalı hemşireler çalışmaktaydı. Safiye Hanım, hastane gemisindeki tek Türk hemşire ve başhemşire olarak görev yaptı.


Savaşın sonunda Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki Türk esirlerin ve öğrencilerin durumunu incelemek, ihtiyaçlarını tespit etmek ve gerekli çalışmaları yapmak üzere Hilâl-i Ahmer Cemiyeti tarafından Münire İsmail Hanım ile birlikte Avrupa'ya gönderildi. Memleketlerine iade edilen Alman ve Avusturyalı esirleri taşıyan Korkovoda Vapuru ile Avrupa'ya gitti.[1] Bu görev sırasında Hilal-i Ahmer Cemiyeti için bağış topladı ve öğrencilerin bulunduğu yerleri dolaşıp Berlin'deki bütün öğrencilerin gemi ile yurda gönderilmesini sağladı.


İstanbul'a döndüğünde yeni kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin idare heyetinde yer aldı. Cemiyetin 1924'te kurmayı kararlaştırdığı ve 1925'te İstanbul'da açtığı Kızılay Hemşire Okulu'da idare heyeti ve eğitim kadrosunda görev aldı. Fransızca derslerini yürüttü ve okulun eksikleri ile ilgilendi.[1]


Saltanat döneminde Almanya ve İsviçre'deki kongrelere katılmış olan Safiye Hanım, 1923 ve 1927 yıllarında Cenevre'de toplanan Uluslararası Hemşire Kongresi'nde Türkiye'yi temsil etti.[4] Cenevre, Paris, New-York, Şikago şehirlerinde hemşirelik, hastabakıcılık ve içki aleyhtarlığı konularında konferanslar verdi. Kadınlarla ilgili söyleşilere katıldı.[2] Save the Children adlı insani kurum ile çalıştı ve kurumun müfettişi oldu.


Hilâl-i Ahzar Cemiyeti'nin ilk kadın üyesi olarak idare heyetinde yer aldı. Ayrıca Veremle Savaş Derneği ve Türk Kadınlar Birliği'nin de kurucu üyeleri arasında yer aldı.


Türkiye'de kadınların ilk defa seçme ve seçilme hakkını kullandıkları 1930 yılı belediye seçimlerinde İstanbul'da Cumhuriyet Halk Fırkası adayı olarak Belediye Meclis üyeliği seçimlerine katıldı ve meclise girdi.[5]


1933 yılında Türk Hasta Bakıcılar Cemiyeti'nin (1943 yılında isim değiştirerek Türk Hemşireler Derneği oldu) kuruluşunda rol aldı ve cemiyet başkanlığı yaptı.


6 Temmuz 1964 günü Gureba Hastanesi'nde öldü.[2]